resim Sinop Üniversitesi


Kültür ve Turizm

Kıtalar arasında bir köprü olan Türkiye, bu konumuyla hem doğal hem de kültürel açıdan dünyanın en zengin ve en çekici ülkelerinden biridir. Doğal çeşitliliği ve kültürel mirası ile her yıl on milyonlarca turistin ziyaret ettiği ve hayranlıkla ayrıldığı ülke, dünyanın en önemli turistik destinasyonlarından biridir. Jeolojik ve topografik çeşitlilik ve farklı iklim bölgeleri, Türkiye’yi dünyanın en çeşitli peyzajlarına sahip ülkelerinden biri haline getirmiştir. Bu peyzaj çeşitliliği, flora ve faunayı zenginleştirmiştir. Doğal özellikleri ve güzellikleriyle bilimsel yönden taşıdığı önem yanında, turistik önemi de yüksektir. Türkiye’yi cazip kılan, sadece doğal nitelikleri değildir. Bu zengin ve verimli coğrafya, bin yıllar boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yaparak, dünyanın pek az ülkesinde görülen bir kültürel mirasın günümüze ulaşmasını sağlamıştır.

Sinop

Türkiye’nin her köşesi bir başka güzeldir. Ülkenin bu güzel köşelerinden biri de, Karadeniz kıyısındaki bir doğa cenneti, bin yılların uygarlık merkezi Sinop’tur. Dağlar, ormanlar, yaylalar, mağaralar, göller sulak alanlar, kumullar ve deniz, Sinop ilinin dört bir yanında görenleri hayran bırakan güzellikler sunmaktadır. Böyle güzel ve verimli doğa, eski çağlardan beri insanları kendine çekmiş ve geçmiş uygarlıklardan kalan pek çok eser Sinop’u önemli bir kültür turizmi destinasyonu haline getirmiştir. Sadece antik kalıntılar, kaleler, kaya mezarları, camiler, tabyalar ve diğer kalıntılar değil, yaşayan kültürü, panayır ve festivalleri ve modern sanat etkinlikleriyle de ziyaretçi çekmektedir Sinop. Tarih boyunca bir liman şehri olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan il merkezi, bu özelliği sayesinde her yıl daha fazla turist çekerken, ilçeleri de kendi içlerinde küçük destinasyonlara dönüşmektedir.

Bazı Önemli Doğal Alanlar

İnceburun (Sinop Merkez)

Türkiye’nin en kuzey ucunda bulunan İnceburun’da tarihi bir deniz feneri bulunmaktadır.

Hamsilos (Sinop Merkez)

Görsel ve biyolojik açıdan zengin bir peyzaj olan Hamsilos, Karadeniz’in genellikle düzgün olan kıyılarında farklılık yaratan küçük koylar ve çevrelerindeki ormandan oluşan önemli bir doğal ve turistik bir alandır. Halk arasında Hamsaros olarak adlandırılır. Sinop’a gelen misafirlerin mutlaka ziyaret ettikleri yerlerden birisidir.

Sarıkum (Sinop Merkez)

Deniz ve kıyı kumulları, göl, ormanlar, yalancı maki toplulukları, sulak çayırlar, tarım alanlarından oluşan önemli bir koruma alanıdır. Bitki ve kuş çeşitliğini nedeniyle biyolojik önemi yüksek olan alan, bölgenin en önemli doğal alanlarından biridir.

Tatlıca Şelaleleri (Erfelek)

Aynı vadi içinde sıralanmış 28 irili ufaklı şelaleden oluşmuştur. Bu vadi boyunca uzanan, orman içinden geçen zaman zaman küçük şelalelerin içinden geçen yürüyüş parkuru vardır.

İnaltı Mağarası (Ayancık)

Hem bulunduğu doğal çevrenin güzelliği hem de mağara içi ile çekici bir alandır. Mağarasının 300 metrelik bölümü aydınlatılmış olup ziyaret açıktır.

Akgöl (Ayancık)

Göknar ormanları içinden akan iki çayın birleşmesiyle oluşmuş yapay bir gölettir. Göl çevresindeki ormanlar yürüyüş ve piknik için idealdir.

Bazalt Kayalıkları (Boyabat)

Birbirine yakın 3 vadide yer alan kayalıklar 30-40 metre yüksekliğinde olup 4-5-6 köşeli sütunlardan oluşmaktadır. Üstten bakıldığında çokgen görünümlü blok taşlar bir arı peteği şeklinde karşıdan bakıldığında ise yan yana dizilmiş ince uzun prizmal gövdeli blok taş yığını şeklinde görülmektedir.

Bazı Önemli Tarihi Alanlar

Sinop Kalesi (Sinop Merkez)

Bir yarımadanın kıstağında kurulmuş liman şehri olan Sinop’u denizden ve karadan gelebilecek saldırılara karşı koruma amacıyla inşa edilmiş olan Sinop kalesi, günümüzde büyük ölçüde ayaktadır. İlk olarak MÖ 2000 yıllarında yapıldığı düşünülen ve sonraki dönemlerde yenilenen kale, bugünkü sınırlarına MÖ 72 yılında ulaşmıştır. Sinop kalesi 2013 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesine alınmıştır.

Tarihi Cezaevi (Sinop Merkez)

Sinop içkalaesi içinde bulunan ve 1996 yılına kadar kullanılan tarihi cezaevi, 2000 yılından beri ziayerete açıktır. Sinop’un en çok ziyaret edilen turistik alanıdır.

İç kale, Sinop Kalesi’nin batı cephesinde Helenistik, Roma ve Bizans dönemine ait pek çok mimari parça kullanılarak inşa edilmiştir. 11 adet burç bulunan iç kale, yapılışından itibaren aynı zamanda tersane olarak kullanılmıştır. Uzun süre tersane olarak kullanılan iç kalenin burçları 1560 yılından itibaren zindan olarak da kullanılmaya başlanmıştır. İç kale içindeki cezaevinin yapımına 1882 yılında başlanmıştır. Kesme taştan inşa edilen tarihi cezaevi U planlı bir yapıdır. Her bölümü yüksek avlu duvarları ile birbirinden ayrılan üç kısımdan oluşmaktadır. Cezaevi aynı dönemde yapılan bir hamam, cezaevi binasının güneydoğu cephesinde bulunan bölümde cezaevi ile aynı tarihte yapılmış olan bir hamam, 1939 yılında yapılan çocuk ıslahevi ve iş atölyelerinden oluşan cezaevi 1996 yılında tamamen boşaltılarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiştir. 2000 yılından itibaren ziyarete açılan cezaevinin restorasyonunun yapılması ve bir kültür kompleksi haline dönüştürülmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir.

Tarihi Sinop cezaevi, birçok ünlüye de ev sahipliği yapmıştır. Burada yatmış olan aydınlar sayesinde şiirlere ve şarkılara konu olmuştur.

Balatlar Yapı Topluluğu (Sinop Merkez)

Sinop’ta Roma imparatorluk döneminden kalan ve halen kazısı devam eden yapı topluluğu, şimdiye kadar açığa çıkartılan hamam, gymnasium ve palestra yapılarını içermektedir. Bu büyük yapı grubundan günümüze sadece üç salon ulaşmakla birlikte, çevrede yapılan yüzey araştırmalarında, yapının geniş bir alana yayılmış olduğunu göstermektedir. Yapı kalıntısı daha sonraki dönemlerde de farklı işlevler verilerek kullanılmıştır. Daha sonra yapının bazı bölümleri Ortodoks manastırına dönüştürülmüştür. Haç planlı yapının kuzeydoğu odası manastırın kilisesi olarak işlev görmüş, tonoz ve duvarları ile batısındaki ek mekanların nişleri Geç Bizans üslubunda İncil ve Tevrat’tan alınmış konuları içeren resimlerle süslenmiştir. Kilisenin doğusundaki haç planlı yapı kalıntısı ile kuzeyindeki salonun zemini din adamlarının yanı sıra halktan kişilerin de gömüldüğü mezarlık alanı olmuş ve 20. yüzyılın başlarına kadar kullanılmıştır.

Sinop Arkeoloji Müzesi (Sinop Merkez)

Mimari parçalar, mozaikler, çeşitli heykeltraşlık eserleri, amphoralar, ikonalar, sikkeler ve çeşitli küçük buluntuların sergilendiği arkeoloji müzesi ziyaretçiler tarafından beğeni ile gezilmektedir.

Sinop Etnografya Müzesi (Sinop Merkez)

18. yüzyıldan kalan bir konakta yer alan müzede, Sinop’ta geleneksel yaşama dair canlandırmalar ve eserlerin sergilenmektedir.

Alaaddin Cami (Büyük Cami) (Sinop Merkez)

Selçuklu döneminden kalan, şehrin en büyük camisidir. 1214 yılında yapılan caminin bahçesinde bir de türbe bulunmaktadır.

Pervane Medresesi (Sinop Merkez)

Alaaddin Camii avlusunun kuzey girişinin karşısındadır. Alaaddin Camii gibi 13. yüzyıl yapısıdır. Anıtsal girişli, avlusunda şadırvan bulunandik dörtgne planlı, dönemini yansıtan bir yapıdır.

Seyit Bilal Türbesi (Sinop Merkez)

Cezayirli Ali Paşa Camisi’nin yanında bulunan türbe, Sinop’un en çok ziyaret edilen kutsal mekânlarından biridir.

Paşa Tabyalar (Sinop Merkez)

Sinop’a denizden gelebilecek saldırılara karşı şehrin ve tersanenin güvenliğini sağlamak ve limanda bulunan gemileri korumak amacıyla 19. yüzyılda yapılmıştır. Üst bölümde 11 adet top yuvası bulunan yapının alt bölümünde, cephanelik ve koğuş olarak kullanılan bölümler vardır.

Dr. Rıza Nur İl Halk Kütüphanesi (Sinop Merkez)

Deniz kıyısında, 1902 yılında yapılan yapı Dr. Rıza Nur tarafından satın alınarak 1924 yılında kütüphaneye çevrilmiştir.

Boyabat Kalesi (Boyabat)

Boyabat ilçesi, Gökırmak vadisine hakim bir tepenin eteklerinde kurularak ovaya buradan yayılmıştır. Tepenin zirvesinde Boyabat kalesi bulunur. Kaleyi ilk olarak MÖ 6. yüzyıl başlarında Paflagonialılar’ın kurduğu, zaman içinde yenilendiği bilinmektedir. Osmanlı dönemine kadar kesintisiz olarak kullanılmıştır.

Salar Kaya Mezarı (Boyabat)

Yörede rastlanan Paflagonia kaya mezarlarının örneklerinden biridir. Ana kaya oyulmasıyla yapılan kaya mezarı, önde üç sütun ve giriş bölümü, arkada dikdörtgen mezar odasından oluşmaktadır

Ambarkaya Kaya Mezarı (Durağan)

Gökırmak kenarındaki bir kaya kütlesine oyulan mezarın cephesinde üç sütun ve üçgen alınlık bulunmaktadır. Arka bölümde mezar odası vardır.

Terelek Kaya Mezarı (Durağan)

Gökırmak vadisinde, kayalık bir tepenin yamacındadır. Cephesinde sütunlar ve aslan süslemeleri vardır.

Yakupağa Konağı (Sinop)

Gerze’deki en önemli sivil mimari örneklerinden biridir. Odaların tavan ve duvarları ile dolap kapaklarında çeşitli çiçek motifleri ve geometrik motifler vardır.

El Sanatları

Türk El Sanatlarının çeşitli örnekleri şehrin zengin kültürü içerisinde bugün de gelecek nesillere aktarılmaktadır. Keten dokuma ve el işlemelerinin yanı sıra, özellikle günümüzde maket gemi yapımcılığı ve bıçakçılık Sinop’un kültürel değerlerindendir.

Sanat Etkinlikleri

Zengin kültürel mirası içinde yaşatan Sinop şehri bugün de çeşitli kültür sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmaktadır. Birçok köy ve kasabada yerel festivaller, panayırlar ve hıdrellez şenlikleri düzenlenmektedir. Bunlar içinde en önemlisi Bektaşağa panayırıdır. Eski bir denizci geleneği olan Helesa, şehir merkezinde yapılan en önemli geleneksel etkinliktir. 2006 yılından beri düzenlenen Uluslararası Sinop Bienali (Sinopale) çağdaş sanat örneklerini şehre taşırken, yıl içerisinde de çeşitli resim ve fotoğraf sergileri şehirde görülebilir. Yıl içerisinde film festivalleri, tiyatrolar, kitap fuarları ve edebiyat şenliği gibi kültür sanat organizasyonları şehre renk katmaktadır. Bunların yanı sıra geleneksel olarak Helesa Şenliği de Sinop şehrinde her yıl düzenlenmektedir.



sinop

adresAdres: Korucuk Köyü Trafo Mahallesi No:36 57000-SİNOP
telTelefon: 0(368) 271 57 57
postae-Posta:
posta
Copyright © | T.C. Sinop Üniversitesi | Tüm Hakları Saklıdır | 2015 |